SHARE

“AİLE OLAMADINIZ, YİNE ÇOCUKLAR YAPTINIZ”
Issız bir ranzada, tek başına titreyen bir çocukluğun resmini çizebilir misin? Goya. Ses yok… Goya öldü. Kim bilir hangi kimsesiz çocukların ranzalarında. Abidin mutsuzluğu çizemez miydi? Goya’nın savaş tabloları gibiydi çocukluğum. Uzun avluyu hatırlıyorum. Korku ile camdan atılan çatal bıçakları. Sonra arada koşuşturan aile üyelerini de hatırlıyorum. Ne zaman mutlu bir şeyler yazmaya çalışsam, başarısız olur. Var olurken kötülüğün tarafını seçmiş olan insanlara kızmayın. Belki büyük bir salonun tam kenarında duran koltuğa terk edilmiştir bilinçaltı. Üstelik bilinçaltı çok tehlikelidir. Bir dost ile akşamsefasında izlediğiniz bir film, sizi geçmişin karanlık sularında ki eski bir ana götürebilir. Çocukken atların tek boynuzlu da olabileceğini bilmiyordum. Dinozor şeklinde, yeşil bir oyuncağım vardır. Bu benim köpeğim diye gezdiriyordum. Çok güzel bir bebekmişim. Yapma bebeklerden daha güzel olduğumu söyler, tüm aile büyükleri. Kötü olan kimsenin bana dokunmasına izin vermezmişim. Peki, buna sebep olan ne olabilir? Benim düşüncem, iyi ve kötü arasında seçim yapamayacak kadar küçük olmam. Hala küçük bir kız gibiyim. Ama bize kötülük yapanları, kendi adaletimizde yargılayacak kadar büyüğüm artık. Kötülüğü yenmek için, kötülüğün yanında savaşıyormuş gibi görünen bir savaşçıyım. Büyük dedelerim şaman değil, ama ben inanıyorum ki, dünyanın gizemine ermiş olan kişiler benim atalarım. Bilgiyi bir şekilde edinir insan. Bilgelik doğuştan mı gelir? Kim bilir…

Hayatın akışında bunlar düşünülemez. Aile olamadınız, yine çocuklar yaptınız. Geleceği elinden alınan birçok kadın yarattınız. Eve geç gelmeye korkan, yalan söylemeyi normalleştiren, panik halinde işten eve koşturan üstelik mutsuzluğu kabul ederek yaşayan bir sürü kadın yarattınız. O korumasız küçük kız çocuklarının bir gün sizden tüm sevdikleri adına, hesap sorabileceğini hiç de hesaba katmadınız. Siz sayın adamlar, Kadınları müşkülpesent duruma siz getirirsiniz. Bacakları uzun olsun. Dar etek giysin ama etek deri olsun. Beli çok ince olun da, göğüsleri de büyük olsun. Kalçalarının da oranı bellidir. Sevgiliniz sarışın olsun da, gözetlediğiniz manken sürüsü esmer olsun. O zaman daha ne olsun… İdeal erkeği tanımlıyorum; Omuz genişliği 50 cm olsun, saçları James dean gibi olsun, Bob dylan duruşu olsun, Tony Montana gibi bir karakteri olsun, Jim Morrison gibi yakışsın deri pantolon… Cohen gibi olsun ses tonu. Davud heykeli hatları olsun. Edip Cansever gibi yazsın ama Bach gibi de olsun. Teni bronz olsun ama beyaz da olsun bazen. Telefonuna baksın. Çiçeklerin anlamını bilsin. Şarap yapabilsin organik. Tabusuz olsun. Bu gibi küçük istekleri var kadınların.

Tek boynuzlu bir atın, o renkli boynuzunu siz kırdınız. Şimdi ellerinize bulaşan o gerçek dışı kan ile siz yaşarsınız şüphem yok. Zamanı geldiğinde hepiniz bedelini ödeyin istiyorum. Tüm büyük atalarım için. Kendim için. Ranzadan uyanıp annesi hala hayatta mı? Diye bakıp, yavaşça yatağına dönmek zorunda kalan tüm kız çocukları için. Bu yazı öyle kız çocuklarına adanmıştır.

 

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here