SHARE

Thrift Shop’lardan daha önceki yazımızdan bahsetmiştik.

http://thefakemagazine.com/?s=thrift+shop

Neredeyse New York’un her bölgesinde var ve birçoğu müşterilerin bağışladıkları kıyafetlerle iş çeviriyor. Tüm bu dükkanların arasında en ünlü olanı Buffalo Exchange mağazaları. Amerika’nın 17 farklı eyaletinde toplam 31 mağazası var ve diğerlerinden ayıran en önemli özellik kıyafetlerinize para vermesi.

Tekstil sektörü bir hayli ucuz olduğu için Amerika’da aldıkça alıyorsunuz. İncik cıncık artık aklınıza ne gelirse dolmaya başlıyor odalar. Sonunda kıyafetlerin yarısının hiçbir işe yaramadığını, hatta aldığınız bazı şeylerin etiketini bile çıkarmadan öylece tuttuğunuzu fark ediyorsunuz. Eskiden çoğu eşyamı bir gün kullanırım umuduyla yıllarca tuttuğumu biliyorum.  New York size onlardan da kurtulmayı öğretiyor. Birinci neden, evlerin çok geniş olmaması. İkinci neden yerine çok hızlı yenilerinin gelmesi ve üçüncü neden aslında o kıyafetleri zaten bir daha giymeyecek olmanız. ‘Elbet bir gün’ kıyafetleri hiçbir zaman giyilmiyor.

Sonuç olarak 3 çöp poşetine yakın kıyafetten kurtulmaya karar verdim ve Buffalo Exchange’e gittim. Birinci darbeyi, bu dönem sadece kışlık kıyafetler aldıklarını söylediklerinde yedim. Zaten poşetlerin %80’i yazlık kıyafetle doluydu ve poşetleri dahi oda da tutmak istemiyodum. Diğer darbeler kıyafetlere baktıkça geldi. Öyle her götürdüğünüzü almıyorlar maalesef. Kıyafetlerin temiz, düzgün ve tarz olması gerekiyor. Tamam fazla vintage eşya var ve gerçekten rüküşlükten ölecek parçalarla karşılaşıyorsunuz. Ama bu, o parçaların ruhunun ve tarzının olmadığını göstermiyor. Ruhu olmayan kıyafet nedir aha ben diyim size. Üstünde soyulmuş kedi baskısı olan kalpli tişört. Hani pijamalık olanından. Bir kere bile giyseniz adamların ona 25 cent dahi vereceğini sanmıyorum.

Toplasan on kere bile giymediğim, pembe renkli mis gibi Adidas’larımı 5 $ dolara aldılar. Satış fiyatı 16$. Yazıyı yazarken fark ediyorumki papuçlarım ne kadar ucuza gitmiş. Halbuki kaç sene önce 190 lira vermiştim. Düşen değerlere kıl oluyorum. Kaybolucaksa değerli olmasının ne manası kalıyor.

Buffalo size iki seçenek sunuyor. Ya store credit alarak sattığınız ürün başına karta para yüklüyorlar ve mağazalarından alışveriş yapıyorsunuz ya da nakit para veriyolar. Aralarındaki fark nasıl? Adidas’ları beğendiği zaman şöyle diyor; ‘Bunun satış bedeli 16$. Nakit istersen 5$ dolar veririm, mağazadan alış veriş yapmak istersen karta 16$ yüklerim.’ Yani seni bir nevi takasa yönlendiriyor ve hem onlara kıyafet satmış hem de onlardan kıyafet almış oluyorsun.

Sanırım 4 parça şey sattım ve 46$’a yakın store credit aldım. Dükkan kapanışınıda giriş fotoğrafında gördüğünüz, Bahar’ın 25$’a aldığı çılgın ayakkabılarla yaptık.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here