SHARE

Ne demek uygunmuyusunumuyum?

Arkadaşlar kimse buna karar veremez tabii ki. Misal Fransa’da şarabınızı yudumlarken etrafla kesişip, yüz binlerce euro’ya bi moda okulu seçip, ülkeye dönünce marjinal bir insanoğlu olabilirsiniz. Ama eminim Amerika’da karşınıza çıkacak fırsatlar orada yoktur. Ana nokta, eğer New York’a geldiyseniz buranın nimetlerinden faydalanmanızın farz olduğu. Yoksa insanın içi rahat etmiyo. Dünyada şansın, paranın, insan ilişkilerindeki rahatlığın bu kadar girift olduğu çok fazla ülke yoktur. Kendinizi güvende hissedeceğiniz, yavaş ve sakin giden bir hayat yok. Sürekli değişim, sürekli problem çözme, sürekli arayış; bunların hepsi hayatınızın bir parçası oluyor. Her yeni gün harbiden de ‘yeni’ bir gün oluyor. Bi sabah kalkıp ‘Oha evden kovuldum’ diyosunuz. Diğer akşam onlarca fırsatın ayağınıza geldiği bi ortama giriyosunuz. Netlik sıfır, plan yapmak bir hayal.  Eğer zor durumdayken beğendiniz bir mekanın kapısından içeri dalıp, iş arıyorum kankalar bana iş verin diyecek rahatlığa sahip olamayacaksınız; burada cepten para yiyerek kendinizi tekrar edersiniz. ‘Ay benim İngilizcem yetersiz’ diyip gelişmesini beklerseniz, kafadan seneler kaybedip yine her gün kendinizi tekrar edersiniz. Bu yüzden üç senede çok başarılı olmuş kişilerde var 10 sene boyunca hiçbir şey yapamadan Türkiye’ye bile dönememiş insanlar da… Hepimiz hayat kurmak için çaba sarfediyoruz. Burada amaç birilerini yargılamak değil. Çok değerli olan zamanınızı nereye harcayacağınızı iyi planlamak. Bunu burada, bir yıl içinde yapamayabilirsiniz. Şehire alışma süreci, hayallerinizle ilgili araştırmalar yaparken bir yandan giderlerinizin parasını çıkarma uğraşı, o arada göt insanlarla karşılaşıp tökezlemek! Bazen de hayal, hedef unutup kısır döngüde eşşek gibi çalışmak. (Kendisi en sevdiğim). Ama bu ülkede yaşarken ya da geri dönerken ‘Burası bana hiçbir şey katmadı’ diyebiliyorsanız, bi yerlerde eksiksiniz.

Girişken ve sabırlı olmayan kimseye (Sürünmeyi de göze alsın) Amerika’nın kapıları hemen açılmıyo. Her gün kendinizi yenilemeniz, hedef belirlemeniz ve o hedef için çekilecek çilelere kucak açmanız lazım. İşin kötüsü bu kucak açmanın süresi, sonucu ve doğru hamle olup olmadığı belli değil. Hayat, kucakladığınız kollarınızın arasında bir orospuya dönebilir, Hepsinin sonu hüsranla bitebilir. Eğer işler boka sararsa Z planı tıpış tıpış dön.

Sonuç olarak her şeyini bırakıp buraya gelmeyi düşünenler hayatın getireceği her zorluğa hazır olmalı. “Ben anamı özledim, ben köyümü özledim, vay bu evde niye 5 kişi var, ay utanırım ben yapamam, önceden boş işler müdürüydüm bak şimdi hamburger yapıyorum, bu yatak çok sert yumuşağı yok mu, günde üç tane tren değiştirilir mi!” derseniz, biraz zor sanki…

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here